Başkanlıkla Ekonomi Daha İyi mi Olacak?
Musa ERÖRS

Musa ERÖRS

Başkanlıkla Ekonomi Daha İyi mi Olacak?

22 Nisan 2017 - 10:19 - Güncelleme: 04 Mayıs 2017 - 14:50

Öncesiyle birlikte yaklaşık üç ay diyebileceğimiz çok kısa bir sürede gündeme gelip referandum oylaması ile halkın görüşlerinin alındığı başkanlık sistemi şimdilerde kullanılan adıyla Türk tipi başkanlık sistemi için bu kadar kısa sürede tartışmalı da olsa yüzde 51 ile bu sistemin uygulanması yönünde halkın görüşü kesinleşmiş oldu. Bu süreçten sonra artık evet kampanyasını yürütmekte olan iktidar kanadı ve her ne kadar parti görüşü olarak benimsemiş olsa da Milliyetçi Hareket Partisi’nin bir bölümü tüm süreç boyunca sürdürdüğü devletin bekası ve ekonominin korunarak daha da hızlı bir şekilde geliştirilmesi vaatlerini gerçeğe dönüştürmek durumunda. Kendi tabanından pek çok kişiyi kaybettiği söylenebilecek olan bu iki partinin özellikle 2019 yılında olası bir başkanlık seçimi için kendilerinin ayrı ayrı ya da ortak bir şekilde çıkaracağı aday konusunda mutlaka tabanını ikna etmek için yeni sistem konusunda daha geniş kapsamlı bir çalışma yapması da gerekiyor.

 

Türkiye ekonomisi Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının ilk yıllarından itibaren büyük bir yükseliş göstermiş olsa da son 3 ile 4 yıllık periyot içinde bunun son bir yıllık süreci başta gelmek üzere büyük bir gerilemeye girdi. 15 Temmuz darbe girişimi ile daha da büyük bir bunalıma giren Türkiye ekonomisinde TL’nin değerinin gün geçtikçe daha da düştüğü bir zamanda doların 4 TL’ye kadar çıkabileceği de öngörülmüştü. Alınan bazı önlemler sonucunda beklenildiği kadar olmasa da bir miktar geri çekilmeye başlanılan doların TL karşısındaki değerinin daha ne kadar bu şekilde devam edeceği ise tam bir belirsizlik arz ediyor. Bu noktada yeni sistemle birlikte ülkenin korumacılık konusundaki tavrının nasıl olacağına da dikkat etmek gerekiyor.

 

Serbest ticarete bir alternatif olarak ortaya konmuş olan korumacılık fikri bundan yıllar yıllar öncesinde de ülkeler tarafından kendi ekonomilerini korumak amacıyla sıklıkla benimsenerek uygulamaya konuluyordu. Son dönemde küreselleşmenin ve ticaretin ülkelerin kendi ekonomileri konusunda karar verme süreçlerini etkilemeleri göz önüne alınarak pek çok ülke daha korumacı bir tavır benimseyerek uygulamalar yapıyor. Başta Trump’ın Amerika’nın yakın ilişkiler kurduğu ülkelerle arasına mesafe koyma isteği gelmekte. Bunun Amerika için ne kadar ciddi sonuçları olacağını öngören bir kurumsallaşmaya sahip olduğu için Amerika’nın bu konuda başarısız olması söz konusu olmamıştı. Ancak Türkiye için durumun bu kadar parlak olmadığını söylemek gerek.

 

Yeni sistemle birlikte neredeyse başkanın sözüne itiraz etme noktasında bir görüş bildirmenin de oldukça zor olacağı dikkate alınırsa kurumlara ekonomi alanındaki yanlış kararlara tepki verme noktasında büyük bir görev düşüyor. Özellikle referandum öncesi süreçte Avrupa ile ilişkilerin bozulmasının geniş kitleler tarafından da destek gördüğü dikkate alınırsa Türkiye’nin daha istikrarlı bir ekonomi için ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi gerekecek.

 

E-mail: musaerors@vanhaberci.com

GSM: 0546 378 18 18

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar